Genel

Şiirlerin Ardında Kalan Gizli Yaşamlar

Hep merak etmişimdir şiirlerin ardında kalan saklı yaşamları… Şairlerin mısralarında neyi anlattığı, ya da o mısraların ardındaki yaşanmışlıkları? Mersin’de İçel  Kulübünde şiir dinletileri yaptığımız günleri hep anımsarım. “Coşkuyla okuduğumuz şiirlerin bir yazılış si var mı gerçekten, Böyle muazzam şiirler nasıl kaleme alınır.” gibi sorulara hep cevap aramışımdır. Ancak bu soruların cevabını Haluk Oral’ın Türkiye İş Bankası Yayınlarından çıkan kitabında bulabildim.Bir değil birçok eserin yazımına dair ipuçları var içinde. Kitabı elime geçirdiğimde bir solukta okuyuverdim. Kitap sayesinde farklı kaynaklara yönelerek birçok şiirle ilgili saklı yaşamlara ulaşıverdim…

 

#1 – ATTİLA İLHAN – O MAHUR BESTE

O MAHUR BESTE

Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımız da sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız

Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı

Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
Geceler uzar hazırlık sonbahara

 

Müjgan bir kadın ismi olup Arapça`da kirpik demektir.  ve Hüseyin İnan’ın idam edildiğini radyodan duyan Attila İlhan şiiri Karşıyaka`dan İzmir`e geçmek için bindiği vapurda oluşturmaya başlamıştır.

Attila İlhan ise şöyle açıklıyor şiirin yazılış sini: “12 Mart sonrasının kahır günleriydi. Bir sabah radyoda duyduk ağır haberi: Deniz’lere kıymışlardı. Karşıyaka’dan İzmir’e geçmek için vapura bindim. Deniz bulanıktı; simsiyah, alçalmış bir gökyüzünün altında hırçın, çalkantılı… Acı bir yel esintisinin ortasında aklıma düştü ilk mısra… Vapurda sessiz bir köşe bulup yüksek sesle tekrarladım. Vapurdan indikten sonra da rıhtım bca bu ilk mısraları tekrarlayarak yürüdüm.

 

#2 – NAZIM HİKMET KUVVAYİ MİLLİYE DESTANI

Kuvayi Milliye Destanı“, ‘in Kurtuluş Savaşı‘nı bölümler halinde anlattığı destandır. , Kuvayi Milliye’yi 1939’da yazmaya başlar, 1941’de bitirir. Yapıtın sonunda “939 İstanbul Tevkifhanesi, 940 Çankırı Hapisanesi, 941 Bursa Hapisanesi” diye bir not bulunmaktadır. Dayısı Ali Fuat Cebesoy’dan milli mücadeleye ait ayrıntılı bilgiler ister. Onun da desteğiyle şiir üç yılda tamamlanır.

Onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar
çokturlar;
korkak,
cesur,
câhil,
hakîm
ve çocukturlar
ve kahreden
yaratan ki onlardır,
destânımızda yalnız onların mâceraları vardır.

#3 – NECİP FAZIL KISAKÜREK

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık.
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İncin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor,
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler,
Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor.
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Şiir yazıldıktan sonra çok beğeni kazanır ama , anlaşılamadığını düşündüğü için bu durumdan memnun olmaz. Çünkü bu şiirde şair, yirminci yüzyıl toplumundaki bunalımları anlatmak isterken kaldırımlarda yaşayan evsiz insanların anlatıldığı düşünülmüş. Felsefe profesörü Mustafa ŞekipYalnız bu şiir bir kara yeter.” diyerek şiirin ne kadar değerli olduğunu vurgulamıştır.

#4 – CEMAL SÜREYA- ÜVERCİNKA

Cemal Süreya eşi Seniha hamile iken kendisine “Üvercinka” adını taktığı genç bir kızla tanışır ve aralarında tutkulu bir aşk başlar. Fakat Süreya’nın 58 yıllık hayatında bu genç kızın ne adını bilen ne de yüzünü gören kimse olmayacaktır. Süreya’nın hayatında bir giz olarak kalan bu sır, Türk Şiirinin en güzel ve gizemli şiirlerinden birini ortaya çıkaracak Süreya’ya da şöhreti getirecektir getirmesine de Süreya bir karar vermek durumundadır. Çok sevdiği eşi Seniha o çok istedikleri çocuklarını doğurmak üzeredir ve Süreya kararını verir Üvercinka ile ayrılık kararı alırken bir Ağustos günü şu satırlar dökülür dizelere:

 

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden

En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil

#5 – ÖZDEMİR ASAF- LAVİNİA

‘ın ‘‘ şiiri; platonik olarak sevdiği ve bunu hiç söyleyemediği Mevhibe Meziyet Beyat için yazılmıştır. Çok alımlı bir kadın olan Mevhide hanım adına başka şairler tarafından takma isimlerle şiirler yazılmış. Mesela Oktay Akbal ‘Hasya’ ismiyle ona şiirler yazmış. İlhan Selçuk, ressam Edip Hakkı Köğlu ve Öztürk Serengil de Mevhibe Hanım’a gönlünü kaptırmış diğer isimlerdir.

Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal

Sana gitme demeyeceğim
Gene de sen bilirsin
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin

Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme

#6 – SEZAİ KARAKOÇ-MONA ROZA

Mona Roza Tek Gül anlamına gelir. Bir rivayete göre…  üniversitedeyken bir okul arkadaşına sevdalanır.. Fakat kendisini yakışıklı bulmadığı için ona bir türlü açılamaz.. Bir gün cesaretini toplayıp aşkını Muazzez Hanım´ a arzeder. Fakat reddedilince çok üzülür… Okullar tatil olur. Muazzez hanım Geyve´ de yazlıkta kalmaya başlar. ’ ta tam karşısındaki yazlığın bahçesinde bahçıvan olarak çalışmaya başlar.. Her gün karşılıksız sevgi duyduğu sevgilisini seyreder…Ona şiirler yazar. Mona Roza şiirinin her kıtasının baş harflerine dikkat edersek Muazzez Akkayam ismi ortaya çıkar. Gel zaman git zaman okul biter ve mezuniyet töreni yapılır.Mezuniyet törenindeyse Mona Roza şiirini okur. Muazzez Akkaya ise tam karşısındadır. Şiiri bittikten sonra bir alkış tufanı kopar. Herkes bir daha okuması için ısrar eder. Ve tam 3 kez bu şiiri ard arda okur. Sahneden tam ineceği sırada Muazzez Hanım koşarak yanına gelir ve ona hala teklifinin geçerli olup olmadığını sorar. senin aşkın artık benimkine yetişemez der ve hayır cevabını verir Muazzez Hanım bayılır. Ertesi gün ise Muazzez Hanım´ın intihar ettiği duyulur. hala evlenmemiştir.

MONA ROZA

 

Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller

Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek…

Yorum ekle

Yorum göndermek için buraya tıklayın